ANASAYFA ANKETLER SOHBET
ODALARI
FORUMLAR MAKALELER SIK
SORULANLAR
SÖZLÜK ZİYARETÇİ
DEFTERİ
HAKKIMIZDA


Anasayfam Yap
Arkadaşıma Öner
Favorilerime Ekle
Bilgilendirme Konumarı ve Merak Ettikleriniz
Çocuklarda Gelişim Dönemleri
Çocuklarda Psikolojik Gelişim Dönemleri
Olumsuz Aile Tutumlarının Çocuk Gelişimine Etkisi
Çocuk Eğitiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Çocuklarda Tuvalet Eğitimi
Çocuk Psikoloğuna İhtiyaç Duyulan Konular
Çocukta Davranış Sorunları
Çocukta Alt Islatma Davranışı
Çocuklarda Küfürün Önlenmesi
Çocukta Saldırgan Davranışların Önlenmesi
Çocuklarda Çalma Davranışı
Çocuklarda Yalan
Tırnak Yeme Alışkanlığı
Çocuklarda Parmak Emme
Çocuklarda Tik Bozukluğu
Çocuklarda Dışkı Kaçırma
Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği Sendromu
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite'de Öğretmen Klavuzu
Çocuklarda Kardeş Kıskançlığı
Çocukta Davranış Eğitimi
Çocuk Eğitiminde Disiplinin Önemi
Cezanın Çocuk Eğitimindeki Yeri
Ceza ve Sonuçları
Anne-Baba Kurallar Koyarken Nelere Dikkat Etmeli
Çocuklarda Dil Gelişimi
Çocuklarda Konuşma Bozuklukları
Akıcı Konuşma Bozukluğu (Kekemelik)
Cinsel gelişim
Çocukta Cinsel Gelişim ve Eğitim
Cinsel İçerikli Soruların Yanıtlanması
Okul Öncesi Çocuklarında Mastürbasyon
Sünnet ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Çocuk Korkuları
Çocuk Ve Okul
Okul Korkusu
Çocuklarda Anksiyete (Endişe)
Çocuklarda Depresyon
Çocuklarda Panik Atak
Çocuklarda ve Gençlerde Obsesif Kompulsif Bozukluk
Okul Öncesi Dönem Çocuğunun Özellikleri
Çocuk Sağlığına Oyunun Katkısı
Oyun Terapisi
Anaokulu Seçiminde Dikkat Edilecek Noktalar
Anaokulunun Faydaları
Anaokuluna Başlayan Çocuklara Aileler Nasıl Davranmalıdır ?
Agresif Çocuklarla Başetme Yolları
Evden Kaçma
Çocuğa Sorumluluk Kazandırma
Büyükanne Ve Büyükbabanın Önemi
TV Çocuğu Nasıl Etkiliyor?
Karne Ve Tatil
Çocuk larda Hayvan Sevgisi
Babalık Ve Kariyer
Babanın İlgisi
Çocuk Nasıl Öğrenir?
İki Yaş Sendromu
Tek Çocuk Ve Tek Çocuklu Aileler
Çocuk Aile İnternet Kullanımı Sözleşmesi
Çocuk İçin İnternet Kullanımı Önerileri
Çalışan Anneler İçin Çocuk Bakıcısı Seçimi
Çocuk ve Ölüm
Çocuk Cinsel İstismarı
Çocuk ve Resim
Çocuk ve Ebeveyn Çatışmaları
Özel Eğitime Muhtaç Çocukların Ailelerine Sunulacak Psikolojik Yardım
Wechsler Çocuklar İçin Zeka Testi
Çocukta Dikkat Çekme Mekanizması
Çocuklarda Çekingenlik
 
 

Dost Linkler
Psikolojik Sorunlar ve Online Paylaşım Portalı
En Detaylı Cinsel Sorunlar Portalı
Evlilikte Çatışma ve Problem Çözme ....
Vajinismus Çaresiz Değildir.
Evlilik - Aile Sorunları - Evlilik Danışmanlığı
Tüm linkler
 
Çocukta Alt Islatma Davranışı

 

Aileler genellikle 'normal kabul edilen alt ıslatma davranışı' ile 'çocuk psikolojisinde uyum bozukluğu olarak kabul edilen alt ıslatma davranışı' arasında ayırım yapmanın zor olduğunu ifade eder.

Genellikle çocuklar, 2-3 yaşlarında gündüz mesane kontrolünü kazanırlar. Gece kontrolü ise 3,5-4,5 yaşları arasında tamamlanmaktadır. Çocuğun normal gelişim içinde idrarını gece ve gündüz kontrol edeceği biyolojik olgunluğa erişmesi gereken 5 yaşından sonra tekrarlayıcı olarak istem dışı alt ıslatması enürezis adını alır.

 

Enürezis tanısı konması için; 4 yaşını dolduran çocuğun, yatağına ya da giysilerine tekrarlayıcı nitelikte idrar kaçırması ve bu davranışın en az üç ay süre ile en az haftada iki kez ortaya çıkması ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntı doğurması ya da önemli işlevsellik alanlarında (okulda, toplumsal, v.b) bozulmaya neden olması gerekir. Ayrıca bu davranışın tıbbi bir duruma bağlı olmaması gerekir.

 

İdrar kaçırma sadece gece uyku sırasında oluyorsa bu durum Nokturnal enürezi, eğer idrar kaçırma çocuğun uyanık olduğu saatlerde gerçekleşiyorsa Diürnal enürezis adını alır. Nokturnal enürezis erkek çocuklarda, diurnal enürezis ise kız çocuklarda daha sık görülür. Yaklaşık %75-80 oranında bulunan bebekliklerinden beri enürektik olma durumuna birincil enürezis denir. Bu durum sinir-kas kontrolündeki gecikmeden veya anne babanın yetersiz tuvalet eğitiminden kaynaklanabilir. Alt ıslatma probleminin %20-25lik bölümünü oluşturan ikincil enürezis ise en az 1 yıl boyunca idrarını kontrol edebildikten sonra bir gerilemenin olduğu durumdur. İkincil enürezis bir kardeşin doğumuna tepki olarak regresyon belirtisi olabilir.

 

 

Sıklık

 

Türkiye'de çocukların yaklaşık %20si ve yetişkinlerin %1i bu sorunu yaşamaktadır. Ankara'daki Çocuk Ruh Sağlığı bölümlerine getirilen çocuklardaki enürezis oranı %18-21 civarındadır. Sosyoekonomik düzeyin ve eğitim düzeyinin düşük olduğu ailelerde, psikososyal açıdan olumsuz durumdaki çocuklarda ve erkek çocuklarda kız çocuklardan

daha sık görülmektedir.

 

 

Nedenleri

 

Enürezisin nedenlerinden biri olarak ailesel bir yatkınlığın bulunduğundan söz edilir.

Enüretik çocukların işlevsel mesane kapasitesinin düşük olduğundan, internal sfinkterin tam olarak işlev görmesinin geciktiği de bildirilmiştir. Ayrıca tuvalet eğitimine gelişimsel açıdan hazır olmadığı bir dönemde başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın uygunsuz tutumları enürezise neden olabilir. Bu durumda enürezis, genellikle titiz bir annenin katı tuvalet eğitimine karşı pasif agresif bir tepki niteliği taşıyabilmektedir. Tuvalet eğitimine çocuğun sfinkterleri üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı 1.5 yaşlarında başlanması daha uygundur. Aile düzenindeki önemli değişiklikler, ailede ölümler, ayrılıklar, boşanma, geçimsizlikler, hastalıklar ya da okulda başarısızlıklar gibi psikososyal etkenler özellikle ikincil enirezisin nedenleri arasında sayılabilir. Ailenin aşırı koruyucu ve hoşgörülü tutumları da çocuğun bebeksi kalmasına neden olarak enürezis belirtisi ortaya çıkabilir.

 

 

Olumsuz Etkileri

 

Enüretik çocukların benlik saygılarının kontrol grubuna göre daha düşük olduğunu, sorun düzelince benlik saygısının normale döndüğünü gösteren birçok çalışma vardır. Çünkü enürezis, özellikle çocukların kişilik gelişiminde etkili olan sosyal faaliyetlere katılımını güçleştirir ve yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Ve bu şekilde çocukta özgüven eksikliğine, benlik saygısının azalmasına ve sosyal kimlikle ilgili sorunlara yol açabilir..

 

 

Ayırıcı Tanı

 

Enürezisin ayırıcı tanısında, organik veya metabolik bir nedene bağlı olan enürezi durumlarına dikkat etmek gerekir. Ürogenital sistem anormalileri, ürogenital sistem enfeksiyonları, poliüri yapan metabolik hastalıklar, şeker hastalığı, epilepsi v.s. olup olmadığı incelenmelidir.

 

 

Tedavi

 

Enürezisin biyolojik bir nedeni olmadığı ve durumun psikolojik olduğu anlaşıldıktan sonra tedavisi başlar. Tedavide uygulanan yöntemler; aileye danışmanlık, davranış tedavisi, psikoterapi ve ilaçlardır. Aileye danışmanlık yaparken, ailenin çocuğun enürezisine karşı duygu, düşünce ve davranışları incelenir. Aileler bu duruma öfke, utanç ve bıkkınlık hissederek cezalandırma, kıyaslama, utandırma gibi tutumlarla olumsuz davranabiliyorlar veya çocuğu bezlerken öpüp severek enürezisi destekleyen tutumlarda bulunabiliyorlar. Her iki tutumun da zararlı olduğu aileye açıklanır. Davranış tedavisinde uygulanabilecek birkaç yöntem vardır. Bunlardan birinde, çocuğun az miktarda idrar yapmasıyla idrar alarmı denilen bir zil çalar ve çocuk uyanarak tuvalete gider. Takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri ise çocuğun motivasyonunu artırır ve ona sorumluluk verir. Bu yöntemde çocuk ıslak veya kuru olduğu geceleri bir takvim üzerinde işaretler. Eğer takvimde işaretlenmiş olan kuru günler çoksa çocuğa ödül verilir. Duygusal içeriği olan ödüller (kucaklamak, başardığını hissettirmek, aferin demek) daha etkili olur. Bir başka davranışçı yöntemde de çocuğa idrarı geldiğinde bir süre tutması öğretilir ve bu süre giderek arttırılarak idrar tonusu ve kapasitesinin arttırılması hedeflenir. Bunlardan yanıt alınamazsa ilaç tedavisi denenebilir. İlaç tedavisi etkilidir, ama tedaviye devam edilmezse enürezis yineleyebilir. Çocuğun tedaviye dirençli olması, birlikte davranış ve duygulanım sorunlarının görülmesi, zorlu yaşam olaylarından sonra başlayan ikincil enürezis olması söz konusu ise bir uzmana başvurarak psikoterapi görmesi gerekir.

 

 

 

Kaynak:www.ruhsagligi.org





Arama
 

Site hizmetlerimizden faydalanmak için üye olunuz!

Üye Paneli
E-Posta Adresi :
Şifreniz :
Üye Olmak İstiyorum
Şifremi Unuttum !
 
Site Uzmanlarımız & Danışmanlarımız
Ebru ÖZKARDAŞ
Psikolog (Ankara)
Eylem AYRANCI
Psikolog (İzmir)
Övül MENGÜLOĞUL
Psikolog (Ankara)
Alev AKDAĞ
Uzman Psikolog (İstanbul)
 
Uzmana Sorun
Uzmanlarımız sizlerin sorularını yanıtlıyor...
 
 
Psikolojik Sorunlar
Ankara   : +90 312 221 0507
İstanbul : +90 212 232 1225
İzmir      : +90 232 421 0544
 

 

Mini Anket

Çocuk Yetiştirme Konusunda Yeterli Bilgiye Sahibim

Evet
Hayır
Kararsızım

     
logooo
Anket Sonuçları
 
 

Istatistikler
Günlük Ziyaret
1452
Toplam Ziyaret
4934286
Şu Anda Online
27
altcizgi
Toplam Üye
8022
altcizgi
 
Haber Listemiz
E-Posta Adresiniz :
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.